Blog Yazılarım

NASIL BİR ANNE BABA OLMAK İSTİYORUM?

05 Ocak 2026 3 dk okuma

Anlık çözüme kavuşturan, ebeveynlerin öfkelerini boşalttıkları; bağırmak, kızmak, yok saymak, ceza vermek gibi yöntemlerin ne kadar zararlı olduğunu artık çoğu ebeveyn bilmekte. Çocuklarınız hata yapabilir. Çocuklarınız sizin söylediklerinizin dışında davranabilir. O noktada vermeniz gereken karar şu: Nasıl bir ebeveyn oluyorum?

Çocuğunuzun hafızasında, 20 sene sonra “Nasıl bir anneniz/babanız vardı?” sorusuna vereceği yanıtın belirleyicisi, işte tam da o hatalara verdiğiniz tepkiler. Sevgi dolu, sevecen ve bana birlikte yol almayı öğreten, eşlikçim miydi; yoksa hep korkardım, bulunduğu yerde olmak istemezdim mi?…

Yaşı kaç olursa olsun aslında tüm çocukların ailesinden beklentisi koşulsuz sevilmek, ait olmak ve güvende olmak. Yanlış yaptığında da kabul görmek ve ayrıca o yanlışın telafisini yapabilmesi için seçeneklerin gösterilmesi ve yolların fark ettirilmesi… İhtiyaç duyduklarında orada olmak, “yapabilirsin” diye gözlerinin içine bakmak, onun için esneyebildiğinizi görmek ve ne zaman yanlarında olmanızı isterlerse orada olacağınızın güvencesini hissetmek. Sabırla ve bıkmadan onun hep omzundaki el olacağınızı bilmek… Böylece aranızdaki bağ sıkı sıkı oluşur, anlamlı ve derin bir ilişki kurulmuş olur.

Peki nasıl, neler yapmalı? Yolumuzu bu yönde seçtiysek, destekleyen aile modelini benimsediysek pozitif disiplin dilinden bahsedebiliriz. Pozitif disiplin, bir anlamıyla çocukla ilişki kurmaktır. Aranızda kurulacak bağın düğümleridir. Çocuğun davranışlarını öğrenme zamanları olarak fırsat bilir. Çocuk, birey olarak kabul edilir.

Pozitif disiplin; Nelson, Lott ve Glenn tarafından geliştirilmiş olup, cezayı bir disiplin aracı olarak görmeyen Alfred Adler ve Rudolf Dreikurs’tan da temellerini almıştır. Temel amaç; çocukların kendi hareketlerini kontrol edebilmelerine ve problemlerini çözmelerine yardımcı olan kalıcı bir sistem oluşturmaktır. Cezalandırmak yerine çocuğun gelişimini, performansını desteklemek ve ilerlemesini sağlamaktır. Çünkü Adler, cezanın çocuğun davranış değişikliği çabalarında direnmesine sebep olduğunu açıkça göstermiştir. Pozitif disiplin anlayışı; çocukların hayatın içindeki kuralları öğrenirken ve uyum sağlama süreçlerinde, aynı zamanda kendilerini de iyi hissetmelerini sağlayarak ilerler. Kısa süreli çözümler ve hedefler yerine uzun vadeli hedefleri seçer. Örneğin yemeği dökmeden yemesi, ödevini yapması ya da ayakkabıyı doğru bağlamasını öğrenmesi kısa süreli hedefken; krizlerin nasıl yönetileceği, kardeşi ile arasında kurması beklenen bağ, çocuğun gelecekte nasıl bir insan olacağı uzun vadeli hedeflerdir. Ve kısa süreli hedefler için; yemeği yere döken çocuğa bağırmak, ayakkabısını doğru bağlayamadığı için tokat atmak sizi uzun vadedeki hedefinize ne kadar yaklaştırır?

Pozitif disiplin, çocukların karşılaştıkları problemlerde seçenekler sunarak ilerler; bulduğu çözümleri bir araya getirmeyi ve yaşamına en uygun olanı seçmesinin yolunu gösterir. Seçimlerinin de sorumluluğu olduğunu hatırlatır. Seçimleri ve karar verme becerileri desteklenir. Aile içinde kararlar vardır. Bu kararlar ebeveynlerin emirleri gibi değil; ortak alınan, yaşa özgü olan, cinsiyetten bağımsız, bazen esneyebilen kararlardır. Ebeveynler hem birbirleriyle hem de kendileriyle tutarlıdır. Problemin nedenleri etraflıca düşünülür. Gözlemler yapılır. Kaynağını çocukla beraber bulmak için çaba vardır. Çocuğun zihnini okumak yerine açık iletişim kanalı kullanılır. Bulunca da duygular aynalanır: “Parktan gitmemiz gerektiğini duymak seni üzdü” gibi… Çocuğun olumlu davranışlarının takdir edilmesi, olumsuz davranışlarını eleştirmekten daha az yapılır. Oysa takdir, eleştirmekten daha çok işe yarar. Davranışın takdiri, çocuğun bu davranışı yapmasını artıracaktır. Gülümsemek, başını okşamak, içten bir bakışla onaylamak çocuğun iyi hissetmesini sağlayacaktır.

Ve sabırlı olmak… Çocuğunuz yeni bir davranışı kazanırken, olumsuz davranışı geride bırakıp yerine olumlusunu denerken onu cesaretlendirmek sabırla ancak mümkün olur. Siz yeni bir beceri kazanırken hemen bir günde yapabiliyor musunuz? Ya da “Tamam, bugünden itibaren artık bağırmayacağım” dediğinizde bunu hayatınıza hemen geçirebiliyor musunuz? Kendi hızları, kendi zamanlamaları olduğunu aklınızda tutun. Gözlerinizin içine bakan bir çift göz var ve her zaman sizi örnek alıyorlar…

Bugün nasıl davranıyorlarsa, dün sizi örnek aldıkları için. Yarın nasıl olmalarını istiyorsanız, bugün aynaya bakmaya ne dersiniz?