Şema terapi, yalnızca bugünkü davranışları anlamaya çalışan bir yaklaşım değildir; kişinin çocukluk döneminden itibaren taşıdığı duygusal örüntüleri, ilişki kurma biçimlerini ve kendilik algısını anlamlandırmayı hedefler. Çünkü bazı duygular gerçekten bugüne ait değildir. Kimi zaman bir terk edilme korkusu, yoğun yetersizlik hissi ya da sürekli onay arayışı; kişinin geçmişte karşılanmamış duygusal ihtiyaçlarının bugünkü yansımaları olabilir.
Şemalar; bireyin kendisi, diğer insanlar ve dünya hakkında geliştirdiği derin, tekrar eden ve çoğu zaman otomatikleşmiş inanç örüntüleridir. Bu örüntüler genellikle çocukluk ve ergenlik döneminde şekillenir. Özellikle güven, sevgi, kabul görme, sınırların sağlıklı biçimde oluşturulması ve duygusal ihtiyaçların karşılanması gibi temel alanlarda yaşanan eksiklikler, kişinin yaşam boyu taşıdığı bazı içsel kalıpların oluşmasına neden olabilir.
“Terk edilirim.”
“Yeterince iyi değilim.”
“Kimseye güvenemem.”
“Sevilmek için kusursuz olmalıyım.”
Bu düşünceler çoğu zaman yalnızca birer düşünce değildir; kişinin ilişkilerini, duygularını, kararlarını ve davranışlarını da etkileyen derin psikolojik örüntülerdir. Şema terapiye göre kişi, farkında olmadan kendisine tanıdık gelen ilişki biçimlerini tekrar etmeye eğilim gösterebilir. Çünkü zihin, her zaman sağlıklı olanı değil; tanıdık olanı güvenli kabul edebilir.
Bu nedenle bazı insanlar sürekli benzer ilişki dinamiklerinin içinde kendini bulabilir, aynı kırılmaları tekrar yaşayabilir ya da farklı kişilerle aynı duygusal sonuçlara ulaşabilir. Şema terapi tam da bu tekrar eden döngüleri görünür kılmayı amaçlar.
En sık karşılaşılan şemalar arasında; terk edilme, kusurluluk/utanç, duygusal yoksunluk, başarısızlık, boyun eğicilik, onay arayıcılık ve yüksek standartlar gibi örüntüler yer alır. Ancak şemalar yalnızca zihinsel kalıplar değildir. Aynı zamanda bedenin verdiği tepkileri, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiyi ve diğer insanlarla temas biçimini de etkiler.
Şema terapinin amacı, bu şemaları bastırmak ya da tamamen yok etmek değildir. Asıl hedef; kişinin kendi iç dünyasını daha derin bir şekilde fark etmesi, duygularını anlamlandırabilmesi ve yıllardır tekrar eden örüntülerin kökenini görebilmesidir. Çünkü bazen kişinin en çok ihtiyaç duyduğu şey, hissettiklerini susturmak değil; o duygularla neden bu kadar uzun süre yalnız kaldığını anlayabilmektir.
Şema terapi sürecinde kişi, zamanla kendi “sağlıklı yetişkin” tarafını güçlendirmeyi öğrenir. Bu da kişinin yalnızca geçmişini anlaması değil; bugün kurduğu ilişkilerde, sınırlarında, duygularında ve seçimlerinde daha sağlıklı bir denge geliştirebilmesi anlamına gelir.